CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Ulusal Süt Konseyi tarafından belirlenen çiğ süt tavsiye fiyatı ve mevcut destekleme mekanizmasının üreticiyi zor durumda bıraktığını dile getirdi. Durmaz, yapılan peşin kesintiler ve desteklerin gecikmeli ödenmesi nedeniyle üreticinin mağdur olduğunu vurgulayarak, sistemin sürdürülebilirlik için yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti.
Süt Üreticisinin Belini Büküyor: Çiğ Sütte Destek Mi, Kesinti Mi?
CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz’dan yürek dağlayan bir çıkış geldi. Ulusal Süt Konseyi'nin 22 Ocak'tan itibaren geçerli olacak şekilde belirlediği 22,22 TL'lik çiğ süt tavsiye fiyatının, süt üreticilerini adeta bir girdabın içine çektiği iddia edildi. Durmaz, mevcut destekleme sisteminin üreticiyi korumak yerine daha da borçlandırdığını öne sürerek, "Üretici, süt parasını henüz cebine koymadan peşin kesintilerle karşı karşıya kalıyor" diyerek isyan etti.
Kâğıt Üzerinde Kalan Destekler: Üretici Nasıl Hayatta Kalsın?
Yazılı bir açıklama yapan CHP'li Durmaz, çiğ süt üreticilerinin KDV, stopaj, borsa payı ve sigorta kesintileri gibi ödemeleri peşin olarak yapmak zorunda kaldığını ancak litre başına verilen 0,50 TL'lik desteği ise neredeyse 6 ay sonra alabildiğini çarpıcı bir dille ifade etti. Durmaz, bu durumun, yüksek enflasyon ortamında desteğin alım gücünü ciddi anlamda erittiğini ve üreticinin "peşin ödeyip, geç alması" gerçeğini gözler önüne serdiğini belirtti.
Kesintiler Ağır, Destek Gecikmeli: Süt Üreticisinin Çilesi
Durmaz'ın paylaştığı veriler, durumun vahametini gözler önüne seriyor. En düşük ücretli dar kapsamlı sigorta yaptıran bir üreticiden litre başına 0,73995 TL kesinti yapılırken, orta ücretli sigorta yaptıranlarda bu rakam 0,77328 TL'ye ulaşıyor. Geniş kapsamlı sigorta yaptıranlar ise KDV, stopaj, borsa payı ve sigorta toplamında litre başına tam 1,95662 TL gibi dudak uçuklatan bir meblağdan oluyor. Durmaz, "Üretici bu kesintileri anında öderken, desteği 6 ay sonra alıyor. Bu durum, yüksek enflasyonda alım gücünü iyiden iyiye düşürüyor. Yani üretici önünü göremiyor" dedi.
Fiyat Belirleyen İktidar, Üreten Köylü: Pazar Yerinde Pazarlık Yok!
Açıklanan tavsiye fiyatlarının sahadaki gerçekliği yansıtmadığını savunan Durmaz, üreticinin pazarlık gücünün kasıtlı olarak zayıflatıldığını belirtti. Durmaz, "Üretici, maliyetine göre daha yüksek bir fiyat beklerken, çoğu zaman açıklanan rakamın da altında satış yapmaya zorlanıyor. Böyle bir tabloda desteklerin üreticiyi rahatlatması gerekirken, mevcut sistem baştan kesintilerle üreticiyi boğuyor" şeklinde konuştu.
Süt Üretiminde Sürdürülebilirlik İçin Acil Çözüm Önerileri
CHP'li Durmaz, süt üretiminin geleceği ve köylüyü ayakta tutabilmek adına bir dizi çözüm önerisi sundu. Bu öneriler arasında; litre başı çiğ süt desteğinin 3 TL'ye çıkarılarak peşin kesintileri karşılayacak düzeye getirilmesi, destekleme ödemelerinin 6 ay gibi gecikmeler yerine aylık ve zamanında yapılması, stopaj, borsa payı gibi kesintilerin yeniden düzenlenerek küçük üreticiye muafiyet veya indirim sağlanması, sigorta prim yükünün kamu katkısıyla hafifletilmesi ve prim desteklerinin enflasyona göre güncellenmesi yer alıyor. Ayrıca, açıklanan fiyattan satışın sağlanması için etkin denetim ve üretici lehine bağlayıcı sözleşmeli alım kurallarının uygulanması gerektiği vurgulandı.
Kayıt Dışı Süt Üretimi ve Kırsal Nüfusun Yaşlanması: Gelecek Endişe Verici
TÜİK verilerine göre çiğ süt üretiminin 2024'te yüzde 4,7 artışla 22 milyon 487 bin 757 tona ulaşmasına rağmen, bunun yalnızca 9,8 milyon tonuna destek verildiğini ve kalan kısmın kayıt dışı kaldığını belirten Durmaz, sistemin şeffaflıktan uzak olduğunu ima etti. Çiğ süt desteğinden yararlanabilmek için hayvanların sigortalı olmasının bir zorunluluk olduğunu hatırlatan Durmaz, dar kapsamlı sigortanın 525 TL, orta kapsamlı sigortanın 840 TL ve geniş kapsamlı sigortanın ise 6 bin 465 TL olduğunu söyledi. Devletin yarısını karşılasa dahi bu rakamların üretici için hala yüksek olduğunu ekledi. Kırsal bölgelerde yaş ortalamasının 58-60 aralığına yükseldiğini ve küçük aile işletmelerinin hızla azaldığını kaydeden Durmaz, küçük işletmelere özel destekler, kadın üreticilerin Bağ-Kur primlerinin devletçe karşılanması ve gençlerin üretime dönmesi için özel teşvik paketleri çağrısında bulundu. Durmaz, açıklamasını, "Bu ülkenin sütünü köylü üretiyor. Köylüyü ayakta tutamazsak ne süt kalır ne hayvancılık. Destek, üreticiyi oyalayan değil, üretimi ayakta tutan gerçek bir güvence olmak zorundadır" sözleriyle noktaladı.