ABD ve İsrail'in İran'a yönelik geniş çaplı saldırıları, bölgede tansiyonu tırmandırarak üçüncü güne girerken, Türkiye'nin diplomasi ve ekonomi alanındaki kritik hamleleri dikkat çekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yoğun telefon trafiği ve Dışişleri Bakanlığı'nın barış çağrıları, sürpriz bir şekilde finans piyasalarına yönelik alınan önlemlerle birleşti. Savaşın Türkiye'ye sıçrama riski düşük olsa da, diplomatik kulislerde ve ekonomik tedbirlerde yaşanan hareketlilik, bölgedeki gelişmelerin ne kadar yakından takip edildiğini gözler önüne seriyor.
Savaşın Ortasında Türkiye'nin Diplomatik Manevraları: Erdoğan'dan Kritik Telefonlar
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı geniş çaplı hava saldırıları, bölgedeki dengeleri altüst ederken, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, krizin en başından beri yürüttüğü yoğun diplomasi trafiğiyle ön plana çıktı. İletişim Başkanlığı'ndan yapılan duyurulara göre, Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ve Körfez ülkelerindeki en güncel durumu en üst düzeyde ele aldı. Bu kritik görüşmenin ardından, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başta olmak üzere Körfez liderleriyle de telefonla iletişime geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki gerilimin azaltılması için önemli mesajlar verdi.
Erdoğan'dan Suudi Arabistan'a Net Mesaj: "Çatışmanın Ciddi Neticeleri Olur"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan'a yönelik gerçekleştirilen saldırılar nedeniyle mevkidaşına "geçmiş olsun" dileklerini iletmekle kalmayıp, son derece önemli bir uyarıda da bulundu. Erdoğan, "Gerekli müdahalede bulunulmaması halinde, çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından çok ciddi neticeleri olacaktır" diyerek, olası bir tırmanışın yaratacağı vahim tablonun altını çizdi. Türkiye ve Suudi Arabistan'ın anlaşmazlıkları diyalog yoluyla çözme konusundaki ortak çabalarına vurgu yapan Erdoğan, "Diplomasiye şans verilmesi en akılcı yoldur" ifadesiyle barışçıl çözüm çağrısını yineledi. AB Komisyonu Başkanı von der Leyen ile gerçekleştirdiği görüşmede de benzer bir diplomatik duruş sergileyen Erdoğan, tüm tarafları diplomasiye davet ederek barış sürecine her türlü desteği sağlamaya hazır olduklarını belirtti ve "Türkiye olarak çabalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" mesajını verdi.
Hamaney İçin Taziye, İran Halkına Başsağlığı: Diplomasiden Vazgeçilmiyor
Yaşanan çatışmalarda hayatını kaybeden İran lideri Ayetullah Ali Hamaney için de bir taziye mesajı yayımlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Hamaney'e Cenabıallah'tan rahmet, kardeş İran halkına başsağlığı diliyor, ülkem ve milletim adına taziyelerimi iletiyorum. İran halkıyla birlikte bölgedeki tüm dostlarımızın, kardeşlerimizin hak ettiği huzura ve istikrara yeniden kavuşması, bölgemizde cereyan eden çatışma ortamının son bulması ve diplomasiye dönüş için Türkiye olarak çabalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. Bu mesaj, Türkiye'nin insani değerlere verdiği önemi ve bölgede barışın tesisi konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.
Dışişleri Bakanlığı'ndan Çözüm Çağrısı: "Tarafları Saldırılara Bir An Önce Son Vermeye Davet Ediyoruz"
Dışişleri Bakanlığı da ilk günden itibaren tarafları derhal saldırılara son vermeye çağıran güçlü bir açıklama yaptı. Bakanlıktan yapılan resmi açıklamada, "İsrail ve ABD’nin İran’a saldırmasıyla başlayan ve İran’ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla devam eden gelişmeler, bölgemizin geleceğini ve küresel istikrarı riske atacak niteliktedir. Uluslararası hukuka aykırı ve masum sivillerin hayatını tehdit eden her türlü eylemden derin kaygı duyuyor, şiddetin tırmanmasına neden olabilecek kışkırtmaları kınıyoruz. Tarafları saldırılara bir an önce son vermeye davet ediyoruz. Bölgemizdeki meselelerin barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Türkiye, arabuluculuk konusunda gerekli desteği vermeye hazırdır. İlgili ülkelerde yaşayan vatandaşlarımızın güvenlikleri önceliğimiz olup bu hususta gerekli tüm tedbirler alınmaktadır" denildi. Bakanlık, Türkiye'nin arabuluculuk rolüne hazır olduğunu belirterek, uluslararası hukuka aykırı eylemleri kınadı.
Finans Piyasalarında Şok Dalgalar: SPK ve Merkez Bankası'ndan Peş Peşe Müdahaleler
Bölgedeki gerilimin artmasıyla finansal piyasalar da sert satış baskısı altına girdi. Savaş haberleri borsayı vurdu; Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi haftanın ilk işlem gününe sert düşüşle girerken, ekonomi yönetimi ve düzenleyiciler peş peşe önlemlerini devreye soktu. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), jeopolitik gerginliğin etkisini sınırlamak amacıyla açığa satış işlemlerini yasakladı. SPK açıklamasında, piyasaların güvenilir ve istikrarlı bir ortamda işlemesinin sağlanmasının hedeflendiği belirtildi. BIST 100 endeksi açılışta yüzde 5'i aşan değer kaybı yaşayınca birçok hisse için devre kesiciler devreye girdi.
Merkez Bankası Piyasaları Yatıştırmak İçin Harekete Geçti
Merkez Bankası da piyasaları yatıştırmaya yönelik adımlar attı. Merkez Bankası, döviz kurlarındaki oynaklığı sınırlamak amacıyla vadeli döviz satım ihalelerine başladı ve bir hafta vadeli repo ihalelerine geçici süreyle ara verileceğini duyurdu. Bloomberg HT'nin aktardığına göre Merkez Bankası, VİOP'ta döviz kontratlarında satım emirleriyle piyasadaki döviz talebini dengelemeye çalıştı. Reuters'a bankacılara dayandırdığı habere göre ise TCMB ayrıca likiditeyi çekmek için 20 milyar TL tutarında bir aylık likidite bonosu ihalesi açtı. Bu müdahaleler, piyasalardaki panik havasını dindirmeyi ve finansal istikrarı sağlamayı amaçlıyor.
Sınır Kapıları Açık Kalacak: Ticari Geçişler Kontrollü Devam Ediyor
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İran sınırındaki gümrük kapılarında ticari yük geçişlerinin kontrollü olarak devam ettiğini, ancak günübirlik yolcu geçişlerinin karşılıklı olarak durdurulduğunu açıkladı. Bölgedeki gelişmeler doğrultusunda gümrüklerde personel ve altyapı takviyesi yapıldığı ve ticaret akışının kesintisiz sürdürülmesi için tüm birimlerin teyakkuzda olduğu bildirildi. Bu adım, hem ticari ilişkilerin devamlılığını sağlamayı hem de olası güvenlik risklerini minimize etmeyi hedefliyor.
Uzman Görüşü: Savaşın Türkiye'ye Sıçrama Riski Düşük
Bölgedeki çatışmaların doğrudan Türkiye'ye sıçrama riski düşük olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları şu an için Türkiye'ye sıçrama riski taşımıyor. Doç. Dr. Veysel Kurt, Türkiye'deki Amerikan üslerinin bu saldırı kapsamında kullanılmadığını vurgulayarak, "Şimdilik Türkiye'ye sıçraması için herhangi bir neden yok. Çünkü Türkiye bir kere savaşa dahil değil, ikincisi ise Türkiye'de bulunan Amerikan üsleri şu anda bu saldırı kapsamında Amerika Birleşik Devletleri tarafından kullanılmıyor. Körfez ülkelerindeki üsler doğrudan İran’a karşı oluşturulmuşken, Türkiye'deki üsler daha çok NATO ile ortak çalışma, askeri eğitim ve tatbikatlar için kullanılıyor. Kısacası Türkiye'deki Amerikan üslerinin İran’a karşı kullanılması söz konusu değil" açıklamasında bulundu. Kurt, Türkiye ile İran arasındaki diplomasi koordinasyonun da sürdüğüne dikkat çekti.