Türkiye'de işsizlik rakamları, resmi açıklamalara göre çok daha vahim bir tablo çiziyor. DİSK-AR'ın son raporuna göre geniş tanımlı işsiz sayısı 11,6 milyona fırlayarak milyonlarca ailenin geçim sıkıntısıyla boğuştuğunu gözler önüne serdi. Kadınların işgücüne katılımındaki engeller ve güvencesiz çalışma koşulları, özellikle kadın işsizliğinde kritik seviyelere ulaşılmasına neden oluyor.
Milyonlar İşsizlikle Boğuşuyor: DİSK-AR'dan Çarpıcı Rapor!
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Aralık 2025'e ait işgücü verilerini mercek altına alarak Ocak 2026 tarihli İşsizlik ve İstihdam Raporu'nu kamuoyuyla paylaştı. Raporun ortaya koyduğu gerçekler, ülkemizdeki işsizlik sorununun basit bir istatistik meselesi olmanın ötesine geçerek derinleşen ve yapısal bir krize dönüştüğünü acı bir şekilde gözler önüne seriyor. Rapora göre, geniş tanımlı işsizlik rakamı tam 11,6 milyona çıkarak, milyonlarca insanın iş gücünden kopmuş veya güvencesiz koşullarda çalışmak zorunda kaldığına işaret ediyor. Bu durum, Türkiye'de işsizliğin resmi rakamların çok daha ötesinde bir boyut kazandığını kanıtlar nitelikte.
Kadınlar İşsizlik Ateşinde: Yüzde 38,3'e Ulaşan Ümitsizlik!
DİSK-AR'ın hazırladığı raporun en çarpıcı ve endişe verici başlıklarından biri, kadın işsizliğindeki korkunç artış oldu. Rapora göre, geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 38,3 gibi akıl almaz bir seviyeye yükselirken, bu oran erkeklerde yüzde 22,8 olarak belirlendi. Aradaki 15,5 puanlık fark, kadınların işgücü piyasasındaki dezavantajlı durumunu ve karşılaştıkları yapısal engelleri net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu vahim tabloya göre, tam 5 milyon 664 bin kadın, işsizlik girdabında çaresizce debeleniyor. DİSK-AR, kadınların işgücüne katılımını engelleyen sosyal ve ekonomik faktörlerin yanı sıra, yaygınlaşan güvencesiz çalışma biçimlerinin bu dramatik tabloyu daha da ağırlaştırdığına dikkat çekiyor.
Eksik İstihdam Artıyor, Umutlar Tükeniyor!
Rapor, sadece işsizlikle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda eksik istihdamın da hızla yükselişini detaylandırıyor. Haftalık çalışma saati 40 saatin altında olup, daha fazla çalışmak istediği halde bunu gerçekleştiremeyen zamana bağlı eksik istihdam edilenlerin sayısı son bir yılda 156 bin kişi artarak 3,7 milyona ulaştı. Bu, milyonlarca insanın potansiyelinin tam olarak kullanılamadığını ve ek gelir arayışının bir zorunluluk haline geldiğini gösteriyor. Dahası, çalışmak isteyip de iş bulamayan ve bu nedenle iş aramaktan dahi vazgeçen potansiyel işgücü sayısı ise tam 5,2 milyon kişi olarak kaydedildi. DİSK-AR, bu ürkütücü artışın temel nedenlerinden birinin, derinleşen ve toplumsal bir yaraya dönüşen geçim sıkıntısı olduğunu vurguluyor.
Sosyal Destekler Yetersiz: Milyonlar Açıkta!
Raporun en can alıcı noktalarından biri de sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği üzerineydi. TÜİK verilerine göre Aralık 2025 itibarıyla Türkiye'de 2 milyon 736 bin dar tanımlı işsiz olmasına rağmen, bu kişilerin yalnızca 513 bini işsizlik maaşı veya benzeri bir sosyal destekten faydalanabiliyor. Bu da, resmi olarak işsiz sayılan kişilerin tam yüzde 81,2'sinin hiçbir işsizlik ödeneği veya düzenli sosyal yardımdan mahrum kaldığı anlamına geliyor. DİSK-AR, mevcut sosyal koruma ağlarının, işsizliğin ulaştığı devasa boyutlar karşısında ne kadar yetersiz kaldığını ve milyonlarca ailenin sahipsiz ve desteksiz bırakıldığını çarpıcı verilerle ortaya koyuyor.