İran ile ABD arasında nükleer anlaşma müzakereleri sürerken, ABD yönetiminin İran'dan gelen nükleer kısıtlamaların süresinin süresiz olmasını talep ettiği ortaya çıktı. Bu gelişme, her iki ülkenin temsilcilerinin İsviçre'nin Cenevre kentinde üçüncü tur dolaylı müzakerelere başlayacağı gün öncesinde duyuldu.
ABD'den İran Nükleer Anlaşmasına Süresiz Kısıtlama Talebi: Yeni Dönem mi Başlıyor?
ABD, İran ile imzalanacak herhangi bir nükleer anlaşmada kısıtlamaların süresiz olarak yürürlükte kalmasını istiyor. Bu iddia, Axios haber sitesinin ABD'li bir yetkiliye ve konuya yakın iki kaynağa dayandırdığı özel bir haberle gündeme bomba gibi düştü. Başkan Donald Trump yönetiminin bu beklenmedik talebi, nükleer diplomaside tansiyonu artıracak nitelikte.
Witkoff'tan İran'a "Süresiz Kısıtlama" Mesajı
Haberde öne çıkan önemli detaylardan biri, Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un özel bir toplantıda İran'a sunduğu teklif. Witkoff'un, önemli nükleer kısıtlamaların sona ereceği bir tarih içermeyen bir sözleşme imzalatma fikrini dile getirdiği belirtiliyor. Bu yaklaşımın ardında yatan temel neden ise, İran'ın nükleer silah üretmeme konusundaki kalıcı taahhüdünü garanti altına almak ve böylece zamana dayalı kısıtlamaların fiilen ortadan kalkmasını sağlamak. ABD'nin bu hamlesi, İran'ın nükleer faaliyetlerine karşı daha sıkı ve uzun vadeli bir denetim mekanizması oluşturma amacını taşıyor.
Müzakereler Öncesi Şok Gelişme: Cenevre'de Gözler Bu Talepte
Bu kritik bilgilerin kamuoyuna sızması, tesadüf bu ya, İran ve ABD heyetlerinin İsviçre'nin Cenevre kentinde üçüncü tur dolaylı nükleer müzakerelerini gerçekleştireceği günün hemen öncesine denk gelmesi dikkat çekici. Bu zamanlama, müzakerelerin seyrini belirleyebilecek bir faktör olarak öne çıkıyor. Trump yönetiminin bu talebi, geçmişte Barack Obama döneminde imzalanan ve nükleer programdaki sınırlamaların 8 ila 25 yıl gibi belirli sürelerle sınırlandırıldığı anlaşmaya yönelik eleştirilerinin bir devamı niteliğinde.
Trump'ın Nükleer Anlaşma Çıkışı ve Yeni Stratejisi
Başkan Trump'ın ilk döneminde ABD'yi, Obama döneminde imzalanan anlaşmadan çekme kararı almasının ardındaki temel gerekçe, nükleer programla ilgili sorumlulukların bir zaman dilimiyle kısıtlanmasının, verilen sözlerin kalıcı olmamasına yol açtığı düşüncesiydi. Bu yeni talep, Trump yönetiminin İran'ın nükleer programı konusunda daha radikal ve uzun vadeli bir çözüm arayışında olduğunu gösteriyor. Süresiz kısıtlama talebi, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandıracak gibi görünüyor.